Kılıçdaroğlu’nun siyasi gafı
Kılıçdaroğlu, “kaldırın dokunulmazlığımı” çıkışından sonra, Anayasa Komisyonu önündeki “fezlekeler”in Genel Kurul’a indirilmesi baskıları karşısında diktatörlük partilerine hangi ahlaki ve siyasi argümanla direnebilirdi?
Kılıçdaroğlu, “kaldırın dokunulmazlığımı” çıkışından sonra, Anayasa Komisyonu önündeki “fezlekeler”in Genel Kurul’a indirilmesi baskıları karşısında diktatörlük partilerine hangi ahlaki ve siyasi argümanla direnebilirdi?
HDP’yi cehenneme göndermek için bıçaklarını bileyenlerin de infazın ardından görkemli bir cenaze töreni ve muhteşem bir ağıtla gömmeye hazırlananların da hevesleri kursaklarında kalacak, HDP faşizmin elinde can vermeyecektir.
Tanım gereği, siyasal davalar, hukukun beş para etmediği, mahkemenin cinayet aracına dönüştüğü çatışma alanlarıdır. Bu çatışmalardan zaferle çıkmak; toplumun ekmek, barış ve özgürlük mücadelesinin en önünde mücadeleyi sürdürmek ve bunu herkes için görünür kılmakla mümkündür.
Muharrem İnce HDP seçmenini yanlış anladı. Kendisinde bir hikmet var sandı. Meral Akşener’in ise HDP ve seçmenini hiç anlamadığı, HDP hakkında ileri geri konuşmaya devam etmesinden görülüyor.
Rejim Kürtlere, siyasal sürece eşit ortak olarak katılma kapısını kapatan bir seçim yordamı dayatmaya hazırlanıyor: “Madem barajı aşıyorlar o zaman seçimlerin kendisini baraj haline getirelim.”
HDP Türkiye siyasi tarihi için biricik deneyimdir. Kendimizi, potansiyelimizi ve yapılabilecekleri keşfediyoruz. Daha önceden bilmediğimiz bir şeyi yaptık. Özeti bu.
Hayatı boyunca elbette pek çok kez yanılmış olabilirdi ama, her türlü bencil çıkardan bağımsız, herkesi kendisiyle birlikte hakikati ve ezilenlerin kurtuluşuna giden yolu bulmaya davet etmiş, fikri hür vicdanı hür bir komünist olduğuna ne şüphe.
7 Ekim 2014’te Erdoğan Gaziantep’ten seslendi: “İşte aylar geçti ve herhangi bir netice yok. Şu anda Kobani de düştü düşüyor.” Her şey işte öyle başladı. “Kobanê olayları”nı sözcüğün gerçek anlamında muhakeme edecek bir hakiki yargılama, bu konuşmayı esas alacaktır.