Vali ne iş yapar?
Neye ihtiyacımız olduğunu 1871’den beri biliyoruz: Yöneticilerimizi seçme ve geri çağırma yetkisi! Bu gerçek olduğunda hiçbir kamu görevlisi yurttaşa sesini yükseltemeyecek.
Neye ihtiyacımız olduğunu 1871’den beri biliyoruz: Yöneticilerimizi seçme ve geri çağırma yetkisi! Bu gerçek olduğunda hiçbir kamu görevlisi yurttaşa sesini yükseltemeyecek.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) kongresi bir işaret fişeği oldu. Türkiye’nin politik sahnesindeki bütün oyuncuları yerlerinden kıpırdanmaya ve konumlarını gözden geçirmeye zorladı ve buna da devam edecek. Çünkü o sıradan bir parti değil. Başka bir şey.
Muhalefet milletvekillerinin dokunulmazlık zırhları yürütme ve yargı organlarınca sistematik bir biçimde deliniyor. TBMM’nin AKP’li çoğunluğu, çoğu kez vahşice bir şiddet boyutuna varan bu ihlalleri görmezden geliyor.
“Gezi İsyanı” Türkiye’nin toplumsal mücadeleler tarihi içinde -geçmişten gelen bir dizi süreklilik de barındırsa- esasen öncekilerden ayrılan, bütünüyle yeni bir toplumsal hareket sürecini, bir kopuşu ifade ediyor. 19.yüzyılın toplumsal devrimi şiirini geçmişten değil ancak gelecekten alabilir. Kendisini geçmişin tüm boş inançlarından sıyırmaksızın kendisiyle işe başlayamaz. Önceki devrimler kendi içeriklerini örtmekRead More
Kızıldere’yi Anadolu ve Mezopotamya halklarının birbirini izleyen mücadele ve başkaldırılarında her seferinde yeniden düşünülen ve yeniden kurulan bir isyan çağrısı olarak hatırlıyoruz…
BDP-Blok CHP’nin de saldırısı altında… (Kürkçü’nün Özgür Gündem yazısı)
Uludere Alt-komisyonu, “kasıt yok” kararıyla “Zorbanın haksızlığı”nı, “kibirlilerin hakaretini” sineye çekmeye çağırıyor Roboski köylülerini… “Roboski katliamı alt-komisyonu”nun AKP’li çoğunluğu, Roboski’nin yoksul ve yaralı Kürtleri’nin gönlünde sanki bir an için onların hakkını soracakmış gibi bir kıpırtı uyandırmış, beklentileri tetiklemişti… Heyhat;“olmak mı, olmamak mı?” diye sayıklayarak geçirdiği bir buçuk yılın ardından Danimarka Prensi Hamlet’iRead More
Karadeniz’in kentleri, dağları, kırları, suları, denizi Karadeniz’in emekçi halklarınındır; Onlar da barışa Kürtler kadar, Türkiye’nin öteki halkları kadar aç, onlar kadar susuz, onlar kadar muhtaçtırlar.
Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.