Dershanesiz, sınavsız bir eğitim!
“Dershane” meselesi her şeyden önce milyonlarca öğrencinin/gencin hayatını doğrudan ilgilendiriyor. “Yiyin birbirinizi” diyerek olan bitene uzaktan bakmakla yetinemeyiz. Bu, “dışımızdaki” bir kavga değil.
“Dershane” meselesi her şeyden önce milyonlarca öğrencinin/gencin hayatını doğrudan ilgilendiriyor. “Yiyin birbirinizi” diyerek olan bitene uzaktan bakmakla yetinemeyiz. Bu, “dışımızdaki” bir kavga değil.
Duvarlar, yaygın medyanın “amiral gemisi”nin reklam afişleriyle kaplanıyor bir kez daha. Kendi başlarına herhangi bir zamanda söylenmiş olmalarının çokça bir önemi olmayacak cümleler peşpeşe dizilince gazetenin kentlere ticari bağlamın örttüğü bir liberal manifestoyla seslendiğini sezebiliyoruz.
Neye ihtiyacımız olduğunu 1871’den beri biliyoruz: Yöneticilerimizi seçme ve geri çağırma yetkisi! Bu gerçek olduğunda hiçbir kamu görevlisi yurttaşa sesini yükseltemeyecek.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) kongresi bir işaret fişeği oldu. Türkiye’nin politik sahnesindeki bütün oyuncuları yerlerinden kıpırdanmaya ve konumlarını gözden geçirmeye zorladı ve buna da devam edecek. Çünkü o sıradan bir parti değil. Başka bir şey.
Muhalefet milletvekillerinin dokunulmazlık zırhları yürütme ve yargı organlarınca sistematik bir biçimde deliniyor. TBMM’nin AKP’li çoğunluğu, çoğu kez vahşice bir şiddet boyutuna varan bu ihlalleri görmezden geliyor.
“Gezi İsyanı” Türkiye’nin toplumsal mücadeleler tarihi içinde -geçmişten gelen bir dizi süreklilik de barındırsa- esasen öncekilerden ayrılan, bütünüyle yeni bir toplumsal hareket sürecini, bir kopuşu ifade ediyor. 19.yüzyılın toplumsal devrimi şiirini geçmişten değil ancak gelecekten alabilir. Kendisini geçmişin tüm boş inançlarından sıyırmaksızın kendisiyle işe başlayamaz. Önceki devrimler kendi içeriklerini örtmekRead More
Kızıldere’yi Anadolu ve Mezopotamya halklarının birbirini izleyen mücadele ve başkaldırılarında her seferinde yeniden düşünülen ve yeniden kurulan bir isyan çağrısı olarak hatırlıyoruz…
BDP-Blok CHP’nin de saldırısı altında… (Kürkçü’nün Özgür Gündem yazısı)