Önce seçim güvenliği ittifakı
Demokrasi İttifakı’nın ilk adımı, ‘Demokrasi İçin Seçim Güvenliği İttifakı’dır. Bu adımı atmadan ileri sürülecek her türlü iddia boş konuşma olmanın ötesine geçmeyecektir.
Demokrasi İttifakı’nın ilk adımı, ‘Demokrasi İçin Seçim Güvenliği İttifakı’dır. Bu adımı atmadan ileri sürülecek her türlü iddia boş konuşma olmanın ötesine geçmeyecektir.
Avrupa’nın doğusunda faşizme verilen tavizler demokratik değerleri batıda da eninde sonunda aşındırarak Avrupa gericiliğine hayat öpücüğü sunacaktır. Bu akıbetten kaçınmak mümkündür, meğer ki, Avrupa demokrasisi faşizme karşı savunmanın Türkiye ve Kürdistan topraklarından başladığını idrak edebilsin.
Bir kez parayı ve güvenliği güvenceniz altındaki hakların çiğnenmesinin önüne geçirmeyi kabul etmiş, mağdurlardan kopmuşsanız, kendi hak ve saygınlığınızın çiğnenmesinin yolunu da açmış olursunuz. Elinizden “Ehm!” demekten başka bir şey gelmez. Umduğunuz değil, bulduğunuz saygıyla yetinirsiniz!
Pentagon’un “Sahra Talimnamesi”yle Ankara’nın imparatorluktan devraldığı ayaklanma bastırma hafızasına “Gladio” aşısı yapılmış, karşı devrimin küresel meşruiyet belgesi milli savaş doktrinine içerilmişti. TSK artık “tek erin kendi memleketinin vatandaşlarına karşı savaşma”sını yüzü kızarmadan bütün dünyaya anlatabilirdi. “Emperyalizm bir içsel olgu haline gel[irken]”, Türk karşı devrimciliği NATO standartlarına yükseliyordu. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 12Read More
Üçüncü dalgayla birlikte rejimle mücadelenin bir halk sağlığı sorunu olduğu bir kez daha ayan beyan ortaya çıkıyor. Bu aşamada -aşılanma ve etkin kapanmaya eşlik etmeyen- sokağa çıkma yasakları politiktir ve etkin bir biçimde sorgulanması gerekir.
“Sabo”yu da Kızıldere’deki evde kuşatılan bütün devrimcileri de bu “ölüm kalım kavgası”na -hiçbir askeri taktik veya stratejik anlamı kalmış olmasa bile- dahil eden devrimci ahlâkiyattı; 12 Mart askeri diktatörlüğüne karşı açtıkları ayaklanma bayrağının arkasında durmanın vicdani ve manevi bütünlüklerini korumanın biricik imkanı olduğuna dair kavrayışlarıydı.
1969 FKF Kurultayındaki konuşması bittiğinde, o ana kadar ruhen koptuğumuz Kurultaya geri dönmüştük. Mahir Çayan gençlik hareketine kendisinden çalınan devrimci aklı ve Marksizmi, sosyalist hareket içindeki mücadeleye kalite ve seviyeyi iade etmişti bir kez daha…
Muhalefet AKP 7. Olağan Kongresi’nin “ne kadar sıkıcı” olduğuyla avunamaz. AKP’nin “arkasını döndüğü” ve “koptuğu”nu söylediği çoğunluğu şenlikli ve canlı bir demokratik güç odağına dönüştürmeyi başaramaz, bunun için en canlı muhalefet gücü HDP’yle ortaklaşamazsa muhalefetin kendisi bir can sıkıntısı kaynağına dönüşebilir; çünkü muhalefet de iktidar gibi güç gerektirir.