‘AKP iktidarına karşı ortak mücadeleyi büyütelim’

BDP-Blok Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü ve ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, ‘Solda Örgütlenme ve Yeniden Kuruluş’ panelinde bir araya geldi.
Evvel Temmuz Festivali kapsamında Samandağ’da gerçekleştirilen panelde çatı partisi ve önümüzdeki dönem sosyalist mücadelenin nasıl yürütüleceğine dair  konuşmalar yapıldı. Kürkçü ve Taş’ın ortak vurgusu gerici, piyasacı AKP iktidarına karşı ortak mücadeleyi büyütmek oldu.
Tülay Hatimoğulları’nın moderatörlüğünü yaptığı panelde ilk sözü Kürkçü aldı. Konuşmasına 12 Haziran seçim sonuçlarını değerlendirerek başlayan Kürkçü, Blok’un solda iyimser bir hava yaratan bir başarı elde ettiğini söyledi.  Kürkçü, “Bu başarıya rağmen kabul edelim ki Türkiye sosyalist hareketinin özgün sorunları daha çözülmüş değil” dedi.Kürkçü’nün konuşmasının dikkat çeken noktaları şöyle:- Antikapitalist ve emek eksenli bir hareketin oluşturacağı yapı tüm Türkiye soluna kendini açarak bir dinamik oluşturmalıdır. Burada oluşacak dinamik milliyetçi muhafazakar blok ile ulusalcı blok karşısında üçüncü bir kutbu yaratmayı başaracaktır.

– Bu üçüncü blok kapitalizmin hegomanyasının sorgulanmasını sağlayacaktır.

– Bir araya gelecek olan yapılar birleşik mücadele bloku oluşturacak ve oradan ortak partileşmye doğru yol alacak gibi düşünebiliriz.

– Benim bu Blok’un başarılı olacağını düşünmem Mersin Bağımsız Milletvekili olmam ya da blokun içinde yer  almamdan kaynaklı değil, ilk defa net olarak Kürdistan siyasi güçlerinin, Türkiye sosyalist hareketiyle biraraya gelmiş olmasıdır.

– Çatı partisi ismini doğru bulmuyorum. Sanki biraz önkabullere dayanıyor. Başlangıç açısından çatı partisi ismi doğru olmasa da geniş kesimler bunu böyle adlandırdığı için ben de böyle adlandırmaya devam ediyorum.

– Kuracağımız blok, 12 Haziran seçimlerinin ardından başlayan ve yükselen sosyal muhalefetin kendini yeni bir aşamaya çıkartması olacaktır.

ALTAN TAN’IN AÇIKLAMALARI

Kürkçü, Blok’un içinde yer alan Altan Tan gibi sağ isimlerle ilgili onların dünyevi görüşlerinin kendisi için ikinci planda geldiğini, asıl olanın seçim beyannemesinde ortaya çıkan antikapitalist, antiemperyalist ve emekten yana bir programın Altan tan tarafından da kabul edilmesi olduğunu söyledi. Kürkçü, zamanla Tan gibi isimlerin daha fazla solda konumlanmaya başlayacağını da söyledi.

TAŞ: DEVRİMCİ MERKEZ KURULMALI
Daha sonra söz alan ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, Blok’ta yer almalarına dair açık bir teklifin olduğunu, bu teklifi değerlendirdiklerini açıkladı. ÖDP’nin kuruluş sürecine vurgu yapan Taş, o zaman yine  Ertuğrul Kürkçü ile birlikte kuruluş çalışmalarında yer aldıklarını hatırlatarak, on beş yıl önce ÖDP’yi sağ, gerici, neoliberal zihniyete karşı solun merkezi olarak kurduklarını, başarısız deneyimden sonra bugün de aynı tartışmanın sürdüğünü belirtti.  Konjöktürün değişmiş olmasına karşın AKP’nin hala yüzde 50’lerde oy almasının sorgulanması gerektiğini söyleyen Taş,  solun basit yan yana dizilişle bu gerici, neoliberal hegomanyayı geriletmeyeceğini vurguladı. Sol yapıların bir araya gelmesiyle ancak ikinci bir ÖDP’nin sonuçlarıyla karşı karşıya kalınabileceğini belirten Taş, ortak mücadeleyi önemsediklerini, ancak ortak mücadelenin tarzının nasıl olacağına dair tartışmaların sürmesi gerektiğini belirtti.

ÖDP Genel Başkanı, Sırı Süreyya Önder, Levent Tüzel ve Ertuğrul Kürkçü’nün Kürt hareketi içinden seçilmesinin oldukça önemli olduğunu belirterek, “Üç arkadaşımızın bu dönemde ortaya koyacakları özverili çalışmalar, sosyalist hareketin yeniden kurulması açısından önemlidir. Bunun dışında bu arkadaşlarla birlikte sosyalist hareket ile Kürt siyasi hareketi arasında daha içeriden bir ilişki geliştirmek mümkün olacaktır” dedi. Taş, ÖDP olarak Blok içerisinde  yer almasalar dahi bu durumu destekleyeceklerini sözlerine ekledi.

Taş’ın konuşmasında dikkat çeken noktalar da şöyle:

– Kürt ulusal hareketinin önderliğinin sol olması, tabanının yoksul, emekçi kesimlerden oluşması hareketi sosyalist yapmaz. Çünkü ulusal hareket çok farklı dinamikleri içinde barındırır, farklı kesimlerin çıkarlarını ulusal birlikteliğin çıkarları temelinde konsolide eder.

– Blok, Batı’da sosyalistlerle, doğuda kendi sağında yer alan yapı ve adaylarla ittifak yaptı. Ulusal hareket açısından bunu anlamlı buluyoruz. Ancak Türkiye sosyalist hareketi ezilenlerin olduğu bir hareketle nasıl ilişki geliştirecektir.

– Tabii ki dil, kültür, kimlik ve tüm talepleri anayasal güvence altına alınmasında onların yanında yer alan, birlikte mücadele eden bir anlayış içinde olunmalıdır. Bunlar sosyalistliğin asgari gereğidir.

– Ancak arkadaşlarım da kabul eder ki seçilmeleri sosyalist, devrimci bir sınıfsal toplumsal dinamiğe dayanmamakatadır. Biz işte bu noktada devrimcilerin bağımsız politik mücadelesiyle toplumsal sınıfsal tabanının oluşması için devrimci bir merkezin kurulmasını uygun görüyoruz.

– ÖDP bugün içinde bulunduğumuz konjüktürde devrimci merkezin odağı değil ancak bir parçası, bir öznesi olabilir. İki şeye ihtiyacımız var birleşik emek hareketi, bu yerelden merkeze ve merkezden yerele örgütlenen birleşik bir emek hareketidir. İkincisi ise birleşik devrimci merkeze ihityacımız var. Bizce bu çatı partisi olmaz. Bunu söyleyelim.

– Parti formuyla başlamak bizce mücadeleye en başından sekte vurmak olur, fakat belli eylemlerde yan yana gelişlerle bir platform etrafında toplanmakla da olmaz.

– Belli bir hukuku, bağlayıcılığı olan, kendini tanımlayan bir oluşum olmalıdır. Bu belki bir Meclis olabilir. Her şeyi konuşabiliriz. Ancak bu parti olamaz.  Bize göre farklı ideolojik çevreleri ortak bir ideolojij program çerçevesinde parti formundanda yan yana getiren bir noktada birlikye olmayı doğru görmüyoruz.

Serbay Mansuroğlu, Birgün